9 Şubat 2014 Pazar

Her şeyin başı 'varlık' !

Her şeyin başı "sağlık" demek adet olmuşken eski köye yeni adet çıkarmak neden? Çünkü, muhtemelen yalnızca insanlar, sanki var olmaktan başka arzuları varmış gibi davranır. Gerçekte yoktur! Gerçekte işimiz gücümüz yaşamaktır. Şair bunu destekler: "İşin gücün yaşamak olmalı!" Örneğin, yaşamayı, var olmayı ya da var kalmayı sevdiğimiz için yaşamayız. Tersine, var olduğumuz için şunu ya da bunu severiz. Semavi dinler bu hakikati unutturmak ister. İnsandaki, türünün bir başka üyesini sevme, koruma, gözetme eğiliminin ardında Tanrı'nın kutsadığı özel bir varlık oluşumuz yattığına bizi inandırmak ister.

Oysa insan da her varlık gibi basitçe "var kalma çabasının" doğrudan bir sonucu olarak, bu çabaya en fazla katkı yapacak olan "benzer varlığı" yakınında ister. Bir bizon, kendi sürüsüne yakın, aslan sürüsüne ise uzak olmak ister. Bizon bu "sevgi dolu tavrı"nın  muhtemelen Tanrısal bir lütuf olduğunu düşünmüyordur. Ama bizler bunun ancak Tanrı'dan bize gelen bir armağanla olanaklı olduğunu düşünürüz. Böyle olunca da türdeşlerimizden en azından bazılarını çok seviyor oluşumuzun sözde ilahi kaynaklarını soruşturur dururuz.

Gerçekte yalnızca var kalmayı isteriz. Türdeşlerimize yaklaşmamız ve onları sevmemiz var kalma çabamızın doğal bir sonucudur. Sevmek, varlığın ilk tepkisidir. Bu sanıldığı gibi insanı diğer varlıklardan daha fazla bencil yapmaz. Ama Shakespear'i sürekli haklı çıkarır: "Olmak ya da olmamak; bütün mesele bu!".

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder